bir rüya..

dün gece bir rüya gördüm.. öyle bir rüya ki rüyayı görmedim, kendim yaşadım.. oldukça gerçekçi görüntü kalitesine sahip bi rüyaydı, sanırım son teknolojiydi :P

rüya, uykudan uyanışımla başlıyordu.. sabah yatakta gözlerimi açıyorum ve rüya başlıyor.. beni uyandıransa kapının önündeki kız/kadın.. 23-25 yaşlarında zayıf bi kız.. içeri giriyor ve perdelerle ilgilenmeye başlıyor.. o arada uykum olduğundan gözlerimi bi süreliğine kapatıyorum.. açtığımda o kız çıplaktı (giyinik hali daha güzeldi, ayrıca rüyadaki tek sakıncalı sayılabilecek yer de burasıydı..) sonra bir kadın girdi içeriye.. kız ne oldu bilmiyorum.. kadın anneme benziyordu baştan o zannettim.. bu sırada ben hala kalkmadım yatakta uyur uyanık yatıyorum.. sonra tanımadığım bir adam geldi.. “buyrun kimsiniz?” dedim.. “burası benim evim” dedi.. “ne demek benim evim ya bi yanlışlık olmalı” dedim.. uykum açıldı ve o sırada aklımdan iki ihtimal geçti.. ya ben gece eve girerken yanlış eve girmiştim ya da bu insanlar sabah yanlış eve gelmişlerdi.. adam “seni evlatlık aldık” deyince çok şaşırdım, afalladım hatta oha falan bile oldum yaniaa.. evlatlık alınmıştım ama haberim bile yoktu.. “banane ya ben gidiyorum” gibi laflar eşliğinde ve adamla kadına sert sözler söyleyerek yanıma da bir valiz alıp çıktım dışarıya.. mekan olarak yamaca benzer bir araziydi rüyadaki şehir.. evlatlık alındığım ev kavgaz bayırının sonunda (tepede), bizim kendi evimizse bayırın başındaymış (aşağıda).. bizim evin o taraflara gidiyorum orada kardeşlerimden Tümer ve Selman’la buluşuyorum.. durumu anlatıyorum fakat sonra ya onların sözlerinden etkilenerek ya da kendi düşüncelerimin değişmesiyle birlikte “durun ya madem annemler beni evlatlık vermişler bi hafta orada kalayım da burunları sürtsün” diyorum.. hoş, evlatlık verdilerse niye burunları sürtsün (:

biz bu konuşmaları yaparken ezan okuyordu bir adam çatıda.. sanırım sabah ezanını duydum.. biraz aşağımızda da edirne tv çekim yapıyordu.. hatta ben Selman’la Tümer’e “hadi gidelim şurdan, şimdi bize de soru sorarlar” diyerek tipik ‘aman şahit yazılmayalım abi’ davranışı gösterdim.. sonrasında rüyanın geçtiği düzlemin ortalarına denk gelen yerde bir binanın terasına çıktık.. (rüyanın geçtiği yeri sadece tek bir bayır olarak düşünmeyin, yan taraflarda da yerler var ama oralarda bir şey olmuyor) terasta tek bir masa var oraya oturuyoruz.. hemen yandaki bina daha uzun ve bizim oturduğumuz yerden bakınca o binanın en üst katında oturanları görebiliyoruz.. ve orası da Özge Cafe’nin üst katı imiş meğer.. diğer kardeşim Umut da oradaki masada oturuyormuş.. biz oraya bakarken o da masadakilerin arasından kafasını uzatıp “aga n’ooldu be?” dedi ve camdan atlayıp yanımıza geldi (aksiyon da var :P ) ona da durumu anlattım ve hepsine dönüp “beyler ben bi hafta orda kalıcam ararsanız evde değil ordayım” dedim ve yola koyuldum..

evlatlık alındığım evin olduğu binaya girerken cici babamla karşılaştık.. “hayırdır?” dedi, “bi dakika” dedim ve Selman’ı aradım.. yine biraz yüksekteydim aşağıda Selman’ı görüyordum yanında Barış da vardı.. orada kalmamı istemiyorlardı hatta bunu söylediğimde Barış çekti gitti Selman yalnız kaldı.. onunla konuşmayı bitirdiğimde cici babamın gitmiş olduğunu gördüm.. binaya girdim fakat bina apartmandan çok fabrikaya benziyordu.. oldukça yüksek bi tavan ve yerde sanayi çalışanlarına benzeyen işçiler.. uçak fabrikası gibi bir yerdi sanki.. asansör ise daha da garipti.. sadece tabanı olan yanları ve üstü tamamen açık bir alet.. üstüne biniyorsunuz düğmelere düzgün basarsanız istediğiniz yere çıkarıyor ama düz bir yoldan da değil.. geline kına vururken kına tasıyla oynayan yengelerin ellerindeki tas gibi sağa sola ileri geri ve dairesel hareketler bahsi geçen asansörün hareket şekillerinden bir kısmı..

düşmeden gitmem gereken yere (4. kat) çıktım.. apartmana benzeyen bölüme gelmiştim.. fakat garip olan evler ayrı değildi her kat bir evdi ve kapı denen bir şey yoktu.. yalnız güzel yanı evler çok genişti.. o evin önüne geldim (aynı zamanda içindeydim de..) cici annem mutfakta yemek yapıyordu.. mutfaksa koridorun yan tarafında.. cici annemin sırtı bana dönüktü hafiften yaklaştım ve biraz da mahçup bi sesle “merhaba ben geldim” dedim.. cici annem ise ‘ben senin döneceğini zaten biliyordum, geç bağalım deliğanlı’ tavrıyla arkasını bile dönmeden “hoşgeldin geç otur” dedi.. balkona çıktım arkamdan o da geldi.. bir şeyler söyledim sanırım, “az önce annenle konuştum kızdım ona zaten, süzülmüşsün iyice..” dedi.. “annemle mi konuştun? nası yani ya nasıl oldu bu iş, nasıl evlatlık aldınız beni” dedim.. “basbayağı bildiğin parayla aldık işte” dedi.. kötü hissettim.. “yatları katları hanları hamamları zarar etmemiş gibi annene verdik, seni aldık” dedi.. mal mıydım lan ben?! o an fikrim üçüncü kez değişmişti.. bir hafta değil sürekli orada kalacaktım artık kararım buydu.. ardından birkaç şey daha soracaktım fakat rüya sona erdi..

uyandığımda anneme rüyamı anlattım ve “beni evlatlık verecek olursan hiç olmadı haber ver” dedim.. kafamda kalan sorular ise

  1. o kadın bütün parayı anneme verdiyse ne anladım ben evlatlık alınmaktan?
  2. odada ben olduğum halde soyunan kıza ne oldu ve o kimdi?
  3. sabah nasıl başkasının evinde uyanmıştım? gece uyurken mi taşıdılar beni?

işte böyle dostlar.. rüyam böyle.. unuttuğum yerler var ise düzeltirim tekrar.. rüya hakkındaki tabirlerinizi, düşüncelerinizi, duygularınızı vs. neyiniz varsa yazabilirsiniz.. hatırladıkça güleceğiniz rüyalar görmeniz dileğiyle, esen kalın (:

NOT: ilginç olduğunu düşündüğünüz rüya görürseniz mutlaka bir an önce ayrıntılarıyla yazın.. malum, en çabuk unutulan şeylerden biri de rüya..

Bu yazıya cevap ver